MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 11/09/2013 tarihinde yapılan hacizde borçluya ait menkul malların haczedildiğini ancak 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, haczin yapıldığı işletmenin borçluya ait olduğunu, haczin yapıldığı sırada borçlunun haciz mahallinde olduğunu, borçlunun haciz mahallinde işyerinin kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, haciz mahallinde borçlunun eşinin de olduğunu, istihkak iddiasında bulunan davalı 3.kişinin işçisi olduğunu beyan ettiği.....n de borçlunun eski eşi olduğunu, davalı ile borçlu arasındaki işlemlerin muvazalı olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haczedilen malların kendisine ait olduğunu, işyerinin vergi levhasının ve malların faturasının olduğunu, işyerinde borçluya yapılmış tebligat bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; haciz sırasında takip borçlusunun haciz mahallinde olduğu, dava konusu malların 3. kişiye ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı 3. kişinin karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İstihkak davalarında dava değeri hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden belirlenir.
Somut olayda alacak miktarı, mahcuzun değerinden daha az olup, nispi karar ve ilam harcının 28.874,40.-TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı 3. kişinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı 3. kişinin harca yönelik temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “ 4931,02 TL" rakamının çıkartılarak yerine “ dava konusu toplam alacak miktarının haczedilen menkullerin değerinden az olması sebebiyle toplam alacak üzerinden hesaplanan 1.972,41- TL...” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.