MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01/10/2014 başlangıç tarihli ve beş yıl üç ay süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 23/08/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2016 yılı Ağustos ayına ait toplam 69.612,92 TL kira ve KDV alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı vekilinin KDV ‘ye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; taraflarca inkar edilmeyen yazılı kira sözleşmesinin 4.2. maddesi ile; kiracının aylık kira bedellerinin %40 ını kiraya verenlerden ... Gayrimenkul İnşaat ve Turizm A.Ş. ‘ye ve % 60 ını ise ... Gayrimenkul A.Ş. ‘ye ödeyeceği, kiraya verenlerden her birinin kendi hisselerine düşen kira parası için kiracı adına fatura düzenleyeceği, aynı sözleşmenin 8. maddesinde de; kiracının ilk üç aylık kira bedelini işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren 7 gün içinde ve müteakip ayların aylık kira bedellerini ise işlemeden ait olduğu aylık dönemin ilk ayının en geç 5. günü mesai saati bitimine kadar kiraya verene ait ve Madde 12'de gösterilen banka hesaplarına ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği, kiraya verenin, kurumlar vergisi mükellefi olması nedeniyle kiracının, kira parasından herhangi bir kesinti yapmaksızın bu Sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin tamamını kiraya verenin keseceği fatura karşılığında kiraya verene ödeyeceği gibi, buna ilaveten, aynı faturada gösterilecek katma değer vergisini de kira parası ile birlikte kiraya verene ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Her ne kadar kira sözleşmesinde kira bedelinin % 60 ının davacı şirkete ödeneceği kararlaştırılmış ise de davacı alacaklı tarafından keşide edilen 14/01/2016 tarihli ... 14. Noterliği’ne ait 760 yevmiye numaralı ihtarnameden taşınmazın tamamının malikinin davacı alacaklı olduğu bu nedenle davacı alacaklının takip konusu kira sözleşmesine dayanarak kira alacağının tamamını ve tahliyeyi tek başına talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kira sözleşmesinin 8. maddesinde aylık kira bedellerinin ait olduğu ayın en geç 5. günü mesai saati bitimine kadar ödeneceği kararlaştırılmış olup 2016 yılı Ağustos ayı kirası takip tarihi itibari ile muaccel hale gelmiştir. Ne var ki; kira sözleşmesinin 4.2. maddesi ile 8. maddenin 2. fıkrasında, kiraya verenin kiracı adına fatura düzenleyeceği ve kira bedelinin tamamını kiraya verenin keseceği fatura karşılığında kiraya verene ödeyeceği gibi, buna ilaveten, aynı faturada gösterilecek katma değer vergisini de kira parası ile birlikte kiraya verene ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, kiraya verenin takip konusu aya ait fatura kesmeden KDV bedeli talep edemeyeceği üzerinde durularak KDV bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden istinaf talebinin tümden reddedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.