MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2009/1602 Esas sayılı dosyası ile, davalı ... aleyhine icra takibi başlattığını, davalının babası adına kayıtlı olan 606 ada 9 parsel sayılı taşınmazda davalı ... hissesine haciz konulduğunu, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi için icra hakimliği tarafından verilen yetkiye istinaden, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012-942 Esas sayılı dosyası ile açılan davada tüm aramalara rağmen ...'a ulaşılamadığından, adı geçene kayyım atanması için taraflarına süre verildiğini açıklayarak, davalı ...'a kayyım atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın, 18.Hukuk Dairesi'nin 26.3.2015 gün ve 2014/17196 Esas ve 2015/4455 Karar sayılı kararı ile; “Somut olayda, yargılama sırasında kendisine kayyım atanması istenen ...'ın adresi belirlenmiş ve davada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. TMK'nun 426 ve 427.maddesinde belirtilen kayyım atanması koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçeleri ile bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılama neticesinde, “TMK'nın, 648. maddesinde, açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir, düzenlemesinin bulunduğu, taraflar arasındaki davanın ortaklığın giderilmesi davası olmadığı, elbirliği ile mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında miras payı haczedilen borçluya kayyım atanmasını gerektirir herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı” gerekçeleri ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı çerçevesi dışına çıkılarak farklı bir gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiş ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, hükmün gerekçesinin Yargıtay İlamında açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz tirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.1.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy