MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babasının.... uyruklu olup 17/12/1930 tarihinde Türkiye... nüfusuna tescil edildiğini, Kuzey.... Türk... doğum belgesinde müvekkilinin baba adının .... olduğunu, Türkiye nüfusuna kayıt edilirken sehven .....olarak tescil edildiğini, müvekkilinin babasının.... vatandaşı olması sebebi ile.... vatandaşlığını alma hakkına sahip olduğundan, başvuruda bulunduğunu, ancak doğum belgesindeki ad ile Türkiye'de ki nüfus kaydında yazan ad arasında farklılık olması sebebi ile bu talebinin reddedildiğini, müvekkilinin nüfus müdürlüğüne başvurarak babasının adının düzeltilmesini talep ettiğini ancak idari yoldan isim değişikliğine gidilemeyeceğinin, dava açılması gerektiğinin bildirildiğini belirterek müvekkilinin, nüfusta .....olan baba adının .... olarak düzeltilmesine duruşmadaki açıklaması ile de .....ile ....'in aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen doğum kayıt belgesindeki .... adlı kişinin davacının babası olduğuna dair başka bir delil sunamadığından, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesi ile ilgili olarak tespit istemine ilişkindir. Nüfus kaydı düzeltilmesi davaları her türlü delille kanıtlanabilir. Davacı, dava ilekcesinde tanıklarını bildirmiştir. Mahkemece davacı tanıklarının dinlenmesi, davacının babası olduğu iddia edilen....... vatandaşı 18.11.1922 doğumlu ....'in Türkiye... vatandaşlığına geçişine (gelişine) ilişkin belgeler bulunup bulunmadığının.......'nden araştırılması ve mahkemece resen bulunabilecek kanıtların tam olarak toplanmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.