MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Şikayet eden vekili İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.06.2016 tarih ve 2016/575-824 E.K. sayılı kararını temyiz ettikten sonra, şikayetçi banka yetkilileri 03.04.2017 tarihli dilekçeleri ile davadan ve temyizden feragat ettiklerini bildirmişlerdir. Feragat dilekçesine ekli belgelerden dilekçede imzası bulunan....yetkili oldukları görülmektedir.
Davadan feragat, HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hüküm sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça mahkemenin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemenin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK. 21.11.1981 ve 1981 /2-551).
Bu durumda, şikayetçinin davadan feragatiyle ilgili bir hüküm vermesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyizden feragat hakkında bir karar verilmesine şimdilik yer olmadığına taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy