DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarında Anne-Oğul Ve Kardeş Bağlantısının Kurulması
MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... geldiler, başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın inelenip karara bağlanması için 13.11.2019 gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'nin babası ...'nun annesinin; nüfus kayıtlarında aralarında bağ olmayan ..., babasının ise; ... olduğu, ...'nin 1920 yılında Ermenilerce katledildiği, ...'nin kardeşi...'un da bilaveled öldüğü ileri sürülerek, nüfus kayıtlarında bağ olmayan ... ile oğlu ... arasında anne-oğul ilişkisi, ...'nin 1920 yılında öldüğü ile bu durumun nüfus kayıtlarına işlenmesi ve ... ile kardeşi... arasında kardeş olduklarına dair bağ kurulması istenmiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine dair verilen kararı, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile HMK 362/1-(d) maddesinde soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyiz edilemeyen kararlardan olduğu gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, nüfus kayıtlarında anne-oğul ve kardeş bağı olmadığı için anne-oğul ve kardeş bağı kurulması istemine ilişkindir.
Geniş anlamda soybağı bir kimsenin üst soyu ile olan kan bağını; dar anlamda soybağı ise, bir kimsenin sadece ana-babasıyla arasındaki biyolojik bağını ifade etmektedir. Bir kişi (çocuk) ile kendilerinden biyolojik (genetik) olarak türemiş olduğu kişiler arasındaki bağa doğal soybağı (biyolojik nesep), hukuk düzeni tarafından aranan bazı koşulların gerçekleşmesiyle, bir çocuğun hukuki olarak bir ana-babaya bağlanması sonucunda, ana-baba ile çocuk arasında kurulan bu hukuki ilişkiye ise hukuki soybağı (hukuki nesep) denir. Buna göre soybağı, bir kimseyle ana-babası arasındaki doğal ve/veya hukuki bağ olarak tanımlanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta soybağına dair nüfus kayıtlarında anne-oğul bağı bulunmadığından bu bağın kurulması yönünde nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nin 362/1-(d) maddesi kapsamında soybağına ilişkin sonuçlar doğuran nüfus kaydı düzeltilmesi niteliğinde olan dava hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği karar kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil nihai karar olduğundan temyiz talebinin reddine ilişkin usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/242 Esas, 2017/186 karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. İşin esası yönünden yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan gerekçeyle kabulüyle temyiz isteminin reddine dair EK KARARIN KALDIRILMASINA, esasa yönelik temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte açıklanan gerekçeyle reddiyle Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi