MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, 1952 yılında evlendiği ... dokuz çocuğu bulunduğunu, ancak 02.03.1962 doğumlu ... adlı bir çocuğunun olmadığını belirterek bu kaydın iptali ile nüfusun düzeltilmesine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava sonuç itibariyle nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup, yukarda adı geçen ...'ın davalı sıfatı ile davaya katılması gerekirken, Mahkemece resen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve taraf teşkili de sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi,
2-Nüfus kaydı iptali istenen ...' a ait doğum tutanağındaki muhtar ve tanıkların duruşmaya çağrılıp dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy