MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ..... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili; 25/03/2015 tarihinde yapılan haciz sırasında borçluya ait olan 6.950,00 TL bedelli 534 adet palet tahta plaket ve 5.486,00 TL bedelli 2.160 kg kraft kağıdın davalı üçüncü şahsın zilyetliğindeyken haczedilerek yediemin olarak 3. kişi şirket yöneticisine bırakıldığını, hacizde hazır bulunan davalı 3. kişi şirket müdürünün işyerinin borçlu şirket ve alacaklının alacağıyla bir ilgisinin olmadığını ileri sürdüğünü, takibe konu borcun müvekkilinin borçlu şirkette işçi olarak çalışması karşılığı işçi alacağından kaynaklandığını, borcun doğumundan sonra borçlunun borca batık halini bilebilecek durumda bulunan üçüncü şahıs-davalı şirket tarafından borçlunun mal varlığının büyük bir kısmının devralındığını, bu devrin ticari işletme devri niteliğinde olduğunu, borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emrinin haciz mahalli adresinde sekreter ....'a tebliğ edildiğini, üçüncü şahıs-davalı... San... Şti’nin takip borçlusu-daval....ni devraldığını, her iki şirketin faaliyet alanlarının ve çalışanlarının aynı olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini belirterek, istihkak iddiasının reddi ile haczin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu U....li; davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin icra takibine konu dava açıldıktan sonra "...... adresine taşındığını ve bu durumun ticaret sicil müdürlüğüne bildirildiğini, müvekkili şirketin daha önce yürüttüğü ticari faaliyetini diğer davalı şirkete ya da başka firmaya devretmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3....i. vekili; takip borçlusu ile müvekkili şirket arasında bir işletme devrinin söz konusu olmadığını, takip borçlusunun ....n kiralamış olduğu alanı tahliye ettiğini, bunun üzerine söz konusu alanda müvekkili üçüncü şahsın faaliyete geçtiğini, takip borçlusu firmanın adresi tahliye etmesi üzerine müvekkili firmanın söz konusu taşınmazı kiraladığını, birçok yeni demirbaş yanında borçlu firmanın satılığa çıkardığı cihaz ve makinelerin bedeli ödenerek satın alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; borçlu şirket ile üçüncü şahıs şirket arasında organik bir bağ bulunduğu veya muvazaalı devir yapıldığı hususunda somut ve yeterli delil bulunmadığı, ancak her iki şirketin ana sözleşmesine göre, faaliyet alanlarının kağıt ve kağıt mamulleri ile her cins maddelerden, orman ürünlerinden mamul, her nevi ve kalitede ambalaj malzemelerinin imalatı-alımı ve satımı, kağıt ve plastikten mamul çanta imalatı ve her türlü baskı-tasarım işleri olduğu, bu durumda gerekçede özetlenen işlemlerin borçlu şirket ile üçüncü şahıs şirket arasında ticari işletmenin devri olarak nitelendirilmesi gerektiği, takip alacaklısının alacağının borçlu şirkette çalışmasından kaynaklanan işçi alacağı olduğu, borcun devralınan borçlu şirkete ait ve bu şirketin işletilmesi sebebiyle doğan bir borç olması nedeniyle, İİK'nun 44 ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi ile 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesine göre işletmeyi devralan üçüncü şahıs-davalının takip borçlusu şirketin bu borcundan sorumlu olduğu dikkate alınarak, alacaklı-davacının davasının kabulüne ve üçüncü şahıs-davalının istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı 3.kişi vekili ve davalı borçlu vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı 3. kişi vekili ve davalı borçlu vekilinin hacizli menkullerden 534 adet tahta palete yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı alacaklı vekilinin karar tarihinden sonra,dava konusu hacizli menkullere ilişkin 23.06.2016 tarihli muhafaza işleminde tahta paletler yönünden satışlarının zor olması nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmasını ve ek haciz yapılmasını talep ettiği ve dava konusu haczin kaldırıldığı, bu itibarla bu menkuller yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı 3. kişi vekili ve davalı borçlu vekilinin hacizli menkullerden 2160 kg kraft kağıda yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı, istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca, Türk Hukuku'nu resen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. 04.06.1958 tarih,1958/16-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da kabul edildiği gibi, taraflarca ileri sürülen iddia ve maddi olayların hukuki tavsifini yapmak mahkemeye ait olup, hakim olaya uyan ilgili yasa maddelerini re’sen gözetmek, bulmak ve uygulamak zorundadır. Eş anlatımla, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Bu ilke ışığında, dava dilekçesindeki anlatım ve talep sonucu dikkate alındığında uyuşmazlığın, alacaklının İİK’nun 99. vd. maddeleri uyarınca muvazaalı devir işlemine dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının kaldırılmasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davalı 3. kişi şirket ile borçlu şirket arasında 2014 yılından bu yana cari hesap ilişkisinin bulunması,borcun doğumundan sonraki tarihte davalı 3.kişinin borçlu şirkete ait şube adresinde ve aynı konuda birlikte ortak ticari faaliyette bulunması, 28/01/2015 tarihli faturalarla borçlu..... Şti.'ne ait neredeyse tüm stok,makine ve demirbaşın üçüncü şahıs Livapak Ltd.Şti’ne satılması,bölge içi mal alım-satımına ilişkin ....'a ait "serbest bölge işlem formuna" göre hacze konu 2160 kg kraft kağıdın satışa konu stok,makine ve demirbaşlarla birlikte 13/02/2015 ve 16/02/2015 tarihinde Livapak Ltd.Şti’ne teslim edilmesi, bu satışlara ilişkin formlarda "form muhteviyatı mallar firmamızca eksiksiz teslim alınmıştır" ibaresinin Umut Atçalıoğlu (borçlu.....Şti.yetkilisi) tarafından imzalanması,bu satışlardan iki gün sonra borçlu.....Şti’nin....şubesinin kapanışı için ticaret sicil müdürlüğüne müracaat etmesi, 23.01.2015 tarihinde davalı 3. kişi şirketin borçlu şirketçe haciz mahallinde kullanıldığı anlaşılan 6 adet telefon ve 1 ADSL hattının firmalarına bağlanmasını talep etmesi,borçlu şirket adına haciz mahalli adresine çıkarılan icra emrinin şirket sekreteri sıfatı ile haciz mahallinde 3. kişi şirket çalışanı olarak hazır bulunan ....’a tebliğ edilmesi, dosyadaki SGK kayıtlarına göre borçlu.....Şti’nin haczin yapıldığı adreste faaliyetine devam ettiği sırada Livapak Ltd. Şti’nin ....'daki sigorta kaydının 01/01/2015 tarihinde açtırılması, 31/12/2014 tarihinde.....Şti’nden çıkışı yapılan 139 çalışanın gün kaybı olmaksızın 01/01/2015 tarihinde haciz mahalli adresinde.... adına çalışmaya başlaması ve davalı borçlu vekilince müvekkilinin dava açıldıktan sonra taşındığını ve ticari faaliyetini sürdürdüğünü idda ettiği 9 Eylül Mahallesi 333. Sokak No:1/A Gaziemir adresinde 05.06.2015 tarihinde yapılan hacizde dükkan niteliğindeki haciz mahallinin içerisinde haczi kabil mal bulunmaması, görünüm itibarıyla uzun zamandır kullanılmadığının,borçluya ait levhanın bulunduğu işyerinin camında “serbest bölgedeki fabrikadayız” yazıldığının anlaşılması karşısında, davacı 3.kişi ile borçlu arasında muvazaalı işlemler bulunduğunun kabul edilmesi gerekmiştir.Hal böyle olunca, muvazaalı devir sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK nun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmiş haliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı 3. kişi ve borçlu vekilinin dava konusu mahcuzlardan 534 adet tahta palete yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu mahcuzlardan 2160 kg kraft kağıta yönelik kararın gerekçesinin 1086 sayılı HUMK nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy