MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, Mülga 2510 sayılı İskan Kanunu uyarınca 24.8.1995 tarihinde iskan komisyonu kararı ile hak sahibi yapılan davacıların, hak sahipliklerinin 13.12.2011 tarihli komisyon kararı ile iptal edildiğini açıklayarak davalılar adına kayıtlı bulunan 4106 ada 16 parsel sayılı taşınmaz zemin kat 7 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, idarenin kararına karşı dava açtıklarını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin ilk hüküm, Dairemizin 13.02.2014 tarih 2013/678 Esas, 2014/2345 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalılar vekilinin karar düzeltme isteği üzerine bu kez Dairemizin 17.1.2017 tarih 2016/13933 Esas, 2017/341 Karar sayılı ilamı ile"... davalılar adına tesciline dayanak olan Türkoğlu Mahalli İskan Komisyonu'nun 24.08.1995 tarihli işleminin 13.12.2011 tarihli Mahalli İskan Komisyonu kararı ile iptal edildiği, hak sahipliğinin iptaline ilişkin anılan 13.12.2011 tarihli kararın iptali için Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'ne dava açıldığı, davanın reddine ilişkin kararın Danıştay'ın 05.02.2014 tarih 2013/4278 Esas 2014/690 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nin 05.05.2015 tarih 2015/224 Esas 507 Karar sayılı kararı ile hak sahipliğinin iptaline ilişkin 13.12.2011 tarihli idari işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın 18.05.2016 tarihinde kesinleştiği, ...Bu halde, hak sahipliğinin iptaline ilişkin idari işlemin iptal edildiği ve iptale ilişkin hükmün kesinleştiğinden bahisle eldeki davada verilen hükmün bozulması" gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı Hazine vekili, 23.6.2017 tarihli temyiz dilekçesi ile süresi içinde mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, 18.8.2017 tarihli dilekçesi ile Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Müdürlüğünün 23.06.2017 tarih ve 26660611-640- (66376)-14207 sayılı yazıları doğrultusunda temyiz talebinden vageçtiğini bildirdiğinden, davacı Hazine vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, davalılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin, 2. bentte açıklanan nedenlerle de davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy