MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen, 25767 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, zemin kat ve depo, zemin üstü birinci kat, zemin üstü ikinci kat, zemin üstü üçüncü katın vekil edeni tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili, davacının sadece depo ve dördüncü katı ruhsatsız bir şekilde yaptığını, diğer katların ise murisin zamanında yapıldığını ve davacının herhangi bir katkısının olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... ise, 4.7.2014 tarihli duruşmada, açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, “Dava konusu binanın 3 ve 4.katının davacı tarafından yapıldığının tespitine, aşan talebin reddine” dair verilen kararın,..... Hukuk Dairesi'nin 2012/8704 E, 2013/8884 .... ve 15.5.2013 tarihli ilamı ile; “Dosya içeriğindeki tapu kaydından dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 25767 ada 1 parsel sayılı taşınmazda taraflar dışında başka paydaşların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir.Taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez” gerekçesi ile bozulması üzerine, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; “Dava konusu binanın 3 ve 4.katının davacı tarafından yapıldığının tespitine, aşan talebin reddine” dair verilen karar; davalılardan ..., ... ve ... vekili ile davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, Muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili, 25767 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, zemin kat ve depo, zemin üstü birinci kat, zemin üstü ikinci kat, zemin üstü üçüncü katın vekil edeni tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ... ve ... vekili, davaya cevap dilekçesinde, deponun ve 4.katın davacı tarafından yapıldığını beyan etmiş, davalılardan ... ise açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.
Mahkeme tarafından, "aşan talebin reddine" denilmekle depoya ilişkin talebin de reddine karar verilmiş, ancak, davalılardan ..., ... ve ... vekili ile davalılardan ...'nın beyanları konusunda, karar içeriğinde bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi, depoya ilişkin talebin reddine ilişkin delillerin ne şekilde değerlendirildiği konusunda da bir gerekçe belirtilmemiştir.
T.C. Anayasasının 141/3 maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-c maddesinde de, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerekir.
Hal böyle olunca, az yukarıda değinilen hususlar dikkate alınarak, dosyada mevcut deliller ile birlikte davalılar beyanları da gözönünde bulundurularak depoya ilişkin talep hakkında bir hüküm tesisi gerekir iken, bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise 2. bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy