MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 519 ada 13 parsel sayılı taşınmazı nizasız ve fasılasız satın aldıkları 07/06/1979 tarihinden beri kullandıklarını, tapu maliki Salih Sernikli'nin 1938 yılında öldüğünü, dava konusu 13 parselin imar görerek 2696 ada 2 parsel numarasını aldığını belirterek , 2696 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına, ( 2/4 payının ..., 1/4 payının ..., 1/4 payının ...) tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile; 2696 ada 2 parsel sayılı tapu kaydının iptali ile 4 pay kabul edilerek 2 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, TMK'nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm nedenine dayalı iptal ve tescil davasıdır. TMK'nun 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki "tescil davası" sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir. (Yargıtay HGK.nun 17.02.2010 tarih, 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar, M.R.Karahasan - İ. Özmen, Zilyetlik-Tescil-Tapu İptali Davaları, 1983-Sh; 1451). Buna göre gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse iptal ve tescil isteği nedeniyle davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları davalılar harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Eksik harcın davacılardan alınmasına, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Mahkemece; bu husus gözden kaçırılarak harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin esasa yönelen temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 2, 3., 4. ve 5. fıkralarında yazılı “...Alınması gerekli 5.054,94-TL harçtan peşin alınan 148,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.906,44- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, davacılar tarafından yatırılan 148,50-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar tarafından yapılan 241,00 TL tebligat gideri ve 770,80 TL keşif gideri olmak üzere toplam 1.011,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 8.320,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, " ilişkin bölümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bunun yerine “peşin alınan 148,50 TL nispi ilam harcının mahsubuna, geriye kalan bakiye 4.906,44- TL nispi ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, davacılar tarafından yatırılan 148,50 TL dava harcının davacılar üzerine bırakılmasına, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davacılar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına” ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy