MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayetin Kaldırılması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, talebin kabulüne dair ek karar verilmiş olup ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, vekil edeninin annesi ...'ın 83 yaşında olduğunu, akıl sağlığının yerinde olmadığını, malvarlığını kötü yönettiğini ve savurgan olduğunu açıklayarak TMK'nun 405. ve 406. maddeleri gereğince kısıtlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı, 18. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2014 tarih, 2013/19670 esas-2014/5146 karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile TMK'nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair ikinci kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine 18. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2015 tarih, 2015/3183 esas-2015/4551 karar sayılı kararı ile "... Dosya kapsamından; kısıtlanması istenilen 1930 doğumlu ...’in, 1985 yılından beri son 10 güne kadar davacının yanında kaldığı, adına kayıtlı ... 47857 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ile 47862 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tamamını davacının vekaleten aynı gün sattığı, ... Mahallesi 45736 ada 9, 10, 11 ve ... Mahallesi 45361 ada 7, 8, 45423 ada 3, 5, 6, 7, 45361 ada 6 ve ... Mahallesi 4489 ada 11 parsel sayılı taşınmazların da farklı tarihlerde vekaleten satıldığı, kısıtlı adayının duruşmada alınan beyanına göre satış bedellerini almadığı, elde edilen bedellerin nereye harcandığının tespit edilemediği ve denetiminin yapılamadığı gibi bu durumun mahkemece yaptırılan zabıta araştırması ve bazı tanık anlatımları ile doğrulandığı böylece mallarını kötü yönettiği anlaşıldığından 406. madde uyarınca kısıtlanma kararı verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru görülmemiştir...." gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile ...'in TMK'nun 406. maddesi gereğince kısıtlanmasına, kendisine ...'ın vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Karardan sonra kısıtlının oğlu ... vekili, vesayetin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece 18.07.2017 tarihli ek kararla, kısıtlının malvarlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığı, karar tarihi itibariyle bir yılı aşkın süredir kısıtlı olduğu gerekçesiyle ...'in kısıtlılık haline son verilmesine karar verilmesi üzerine; ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kısıtlı ...'in TMK'nun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. TMK'nun 472. maddesi gereğince, vesayetin kaldırılması için vesayeti gerektiren sebeplerin ortadan kalktığının anlaşılması gerekmektedir. TMK'nun 475. maddesi "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikayete meydan vermemiş olmasına bağlıdır." hükmünü içermektedir. Mahkemece vesayetin kaldırılması talebi üzerine, duruşma açılarak tarafların beyanlarının alındığı, kısıtlının yeniden hastaneye sevki ile sağlık kurulu raporu aldırıldığı, sosyal inceleme ve değerlendirme raporu aldırıldığı, ancak TMK'nun 406. maddesi yönünden herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, resen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, resen ve tarafların göstereceği deliller toplanıp, tartışılıp değerlendirilerek vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkıp kalkmadığı yönünde inceleme ve araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek yazılı gerekçe ile kısıtlılık haline son verilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy