MAHKEMESİ: ...... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ...... 4. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ...... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili 06.04.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 06.05.2015 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 2015 yılı ...... ayı kira bedeli ile 2016 yılı ............aylarına ait ödenmeyen kira bedelleri ile sözleşmedeki muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen 2016 yılı............ ayları kira bedellerinin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, borçlular yasal süresi içinde vekilleri aracılığı ile herhangi bir borçlarının olmadığından bahisle borca ve tüm ferilerine itiraz etmişlerdir. İtiraz üzerine alacaklı vekili İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Yerel Mahkemece takip konusu borcun yasal süresi içinde ödenmediğinin anlaşılması sebebiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 29.748,99 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 faizi ile birlikte alınmak üzere itirazın kaldırılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
İstinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmedeki muacceliyet şartına dayalı olarak muaccel hale gelmemiş aylar olan 2016 yılı ............ ayları kira bedelleri istenmiş, davalı kiracı da ticaret şirketi ise de T.B.K 346. maddesindeki muacceliyet koşulunun geçersiz olduğuna ilişkin hükmün şirketlerde 8 yıl uygulanmayacağına ilişkin düzenlemenin Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan sözleşmelerin TBK'nin 346. maddesindeki düzenlemeden etkilenmemesi için konulmuş olduğu davaya konu kira sözleşmesinin ise TBK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 06.05.2015 tarihinde mevcut yasal düzenleme taraflarca bilinerek imzalandığı, TBK'nun 346. maddesi uyarınca davalı şirket de olsa muacceliyet şartının geçersiz olduğu, bu nedenle takip tarihi itibarıyla muaccel olmamış, 2016 yılı ............ ayları kira bedellerine yönelik istemin reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalı ...'ın dayanak kira sözleşmesindeki teminatının gerçekte garanti değil kefalet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, kefalet akdinin yasada belirtilen şekle uygun yapılmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... hakkındaki davanın reddine, davalı şirketin davasının kısmen kabulü ile toplam 14.485,34 TL asıl alacağa itirazının kaldırılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava haciz ve tahliye talepli olarak başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-) Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; takibe ve davaya dayanak yapılan 06.04.2015 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 6.3. maddesinde; herhangi bir ayın kira bedeli süresinde ödenmediği takdirde müteakip kira bedellerinin hiçbir ihtara gerek kalmaksızın muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesindeki düzenleme ile kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersiz hale gelmiş ise de, kiracı tüzel kişi olup bu tür iş yeri kiralarında 6127 sayılı Kanun'un Geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 sayılı Kanun'un 53.maddesi uyarınca TBK'nin anılan 346.maddesi 01/07/2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süre ile uygulanmayacağından kira sözleşmesindeki muacceliyet koşulu geçerliliğini korumaktadır. Mevcut yasal düzenleme karşısında Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmedeki muacceliyet şartının davalı tüzel kişi şirket bakımından geçerli olduğu gözetilerek 2016 yılı ............ ayları kira bedellerinin istenebileceği düşünülerek bu aylar bakımından da istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bent de açıklanan nedenler ile davalı vekilinin tüm davacı vekilinin bir kısım temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent de açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddesi uyarınca, ...... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 09.07.2017 tarih ve 2017/641 E. - 2017/696 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.