MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; takip konusu alacağın münazaalı olduğunu, hacze konu eşyaların müvekkiline ait olduğunu açıklayarak istihkak davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; borçlu ile 3.kişinin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla birlikte hareket ettiklerini, haciz adresinin borçlunun mernis adresi olduğunu, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; haciz yapılan adresin borçlunun tebligat adresi olup, mahcuzların da ev eşyası olduğu, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu, mahcuzların borçlu şirket lojmanına ait eşyalar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
... 14. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.11.2014 gün 2013/ 830 Esas, 2014/ 1147 Karar sayılı kararı ile; takibin iptali talebinin reddine karar verilmiş, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ....Hukuk Dairesi’nin 02/06/2015 gün 2015/ 4430 – 15308 Esas, Karar sayılı ilamı ile, takibin borçlu yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş,Yargıtay .....Hukuk Dairesi’nin 12/01/2016 gün 2015/ 30821 Esas, 2016/ 507 Karar sayılı ilamı ile;davalı alacaklı tarafından başvurulan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; istihkak davalarında geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartıdır ve Mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Takibin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, anılan borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalkacağı için dava konusuz kalacaktır. Bu durum istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için Mahkemece sonucu bekletici mesele yapılmalıdır.
Anılan kararın kesinleşmesi üzerine de; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekir.
Bu husus dikkate alınmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır,
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy