MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklılar vekili 07.09.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01.05.2005 tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak ödenmediği iddia edilen kira bedellerinin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş, borçlu süresi içinde alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığından bahisle itiraz etmiştir. Bunun üzerine davacılar vekili icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, adi ortaklığı teşkil eden kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığının olduğunu, sunulan vergi kaydından da anlaşıldığı gibi ...'ın takipte taraf olarak yer almadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş ayrıca bugüne kadar kira bedelleri TEFE-TÜFE oranında artmaktayken yüzde yüz oranında arttırılmasını kabul etmediklerini belirterek talep edilen kira bedellerine de karşı çıkmış ve davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davalı borçlunun dayanak sözleşmeye ve sözleşme altındaki imzaya itiraz etmediği, itirazın borca yönelik olduğu, ödemeye ilişkin olarak da yasanın aradığı şekilde ödeme belgesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı vekilince dosyaya sunulan vergi kaydından kiraya veren ortak girişimin ... adında bir ortağının daha bulunduğu, dayanak icra takibinde bu ortağın alacaklı olarak yer almadığı, kiraya verenler arasında zorunlu takip ve dava ehliyeti bulunduğu gerekçesi ile davanın aktif dava yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.
İ.İ.K.'nin 269/2. maddesi “Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelanamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır.” hükmünü içerir. Borçlu takibe borcu olmadığından bahisle itiraz etmiştir. Eş deyişle borçlunun itirazı borca yöneliktir. Borçlu itiraz sebepleri ile bağlı olup yargılamada ancak sözleşme metninden anlaşılan itirazları ileri sürebilir. Takibe dayanak kira sözleşmesinde kiraya verenler ... ve ... İnşaat Taah. Tic. A.Ş.'dir. Bu durumda itiraz edilmeyen takip dayanağı sözleşmeye göre uyuşmazlığın esas yönünden çözülmesi gerekirken sonradan dayanılan ve dosyaya ibraz edilen vergi kaydına göre anılan gerekçe ile davanın reddi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2017 tarih ve 2017/689 E. - 2017/889 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.