MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.02.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı alacaklı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, davalı alacaklının davalı borçlu şirket aleyhine başlattığı takip devamında müvekkili şirketin ticaret odasına kayıtlı iş makineleri üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin haczedilen iş makinelerini 29/04/2013 tarihinde davalı borçludan devir ve teslim aldığını, iş makinelerinin toplam bedeli olan 71.900,00 TL'nin borçlu şirket yetkilisi ...'ye çek olarak verildiğini, noterden yapılan satış ve devir işlemi ile iş makinelerinin yeni malikinin müvekkili olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczedilen iş makinelerinin mülkiyetinin davacı tarafa ait olmadığını, davacı şirket adına noter satış sözleşmelerine imza atan ...'un takip borçlusu olduğunu ve borçlu şirketin eski ortağı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; İzmir Ticaret Odasından gelen cevapta davaya konu iş makinelerinin tescilli olduğunun bildirildiği, noter sözleşmelerine göre satışın yapıldığı, alıcının 3. kişi olduğu, satış sözleşmesinin borcun doğumundan önce olduğu, yine tescil tarihinin borcun doğumundan önce olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, takibe konu alacak miktarı, hacizli malların değerinden az olduğundan avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden nispi olarak hesap edilmesi gerekirken, davacı taraf yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı maddesindeki "....8.259,00 TL ücreti vekaletin...." ibaresinin çıkartılarak yerine "....1.823,59 TL nispi vekalet ücretinin..." ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy