MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım atanması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/14 esas sayılı satış memurluğu dosyasında verilen yetki belgesine istinaden 72, 73 ve 74 parsel (eski 48, 49 ve 50 parsel) sayılı taşınmaz malikleri ...oğlu ölü ..., ... kızı ölü..., ... oğlu ölü ..., ... oğlu ölü ..., ...kızı ölü Ümmügülsüm mirasçılarına temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın kabulü ile kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen 72, 73 ve 74 parselde kayıtlı taşınmazların kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen maliklerinden ...oğlu ...'i (ölü mirasçıları), ... Kızı...'yı (ölü mirasçıları), ... oğlu ...'i (ölü Mirasçıları), ... oğlu ...'i (ölü mirasçıları), ...kızı Ümmügülsüm'ü (ölü mirasçılarını) ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/14 satış numaralı dosyasında temsil etmek üzere ... Defterdarlığının kayyım olarak tayinine dair verilen karar süresi içerisinde kayyım adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temsil kayyımı talep edilen 2014/14 esas sayılı satış dosyası incelendiğinde, davacı ... tarafından, dava dışı ... ... hakkında başlatılan ... 13. İcra Müdürlüğü 2010/19338 esas sayılı icra takibi neticesinde takip borçlusu ...'in 72, 73 ve 74 parsel (eski 48, 49 ve 50 parsel) sayılı taşınmazlardaki hissesine haciz konulduğu, alacaklının talebi üzerine ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2014/487 2014/420 sayılı kararı ile bu üç taşınmaz yönünden alacaklıya verilen satış talep etme yetkisine istinaden ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğu 2014/14 esas sayılı dosya ile taşınmazların satışının istendiği ve satış memurluğunca taşınmazların yukarıda yazılı malikleri yönünden kayyım atanmasını talep etmek üzere alacaklıya yetki verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacısı ... ... olan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2003/195 2003/1472 sayılı kararıyla aralarında 72, 73 ve 74 parsellere (eski 48, 49 ve 50 parsellere) kayıtlı taşınmazların da bulunduğu 8 parça taşınmaz yönünden ortaklığın açık arttırma suretiyle giderilmesine karar verildiği, devamında ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2004/25 esas sayılı satış dosyasında bu taşınmazların satışının talep edilmesi ile işlemlere başlandığı fakat bu üç taşınmaz yönünden (temyize konu haklarında temsil kayyımlığı talep edilenlerin mirasçıları olduklarını belirten kişiler tarafından) yapılan itiraz üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/28 D.iş ve 15.06.2006 tarihli karar ile 72, 73 ve 74 parsel (eski 48, 49 ve 50 parsel) sayılı taşınmazların tapu kaydına üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konduğundan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 16.06.2006 tarihinde bu taşınmazlar için satışın durdurulmasına karar verildiği, söz konusu üç parsel yönünden satıştan vazgeçilmesi üzerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ilgili tapu müdürlüğüne gönderilen 16.05.2011 tarihli yazıda taşınmazların tapu kayıtlarına İİK 28. maddesine göre konulan şerhin terkinine karar verildiğinin bildirildiği, diğer taşınmazlar yönünden ise işlemler devam ederek satışlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen açıklamalar dikkate alındığında; 2003/195 esas sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyasında her üç taşınmazda malik olarak gözüken ve haklarında kayyım tayini istenen kişilerin usulünce davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği, 2004/25 esas sayılı satış dosyasında bu üç taşınmazın satışının yapılamadığı gibi tapu kayıtlarında ortaklığın giderilmesi kararına dayanılarak konulan şerhlerinde kaldırıldığı ve asliye hukuk mahkemesince üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir şerhlerinin tapu kayıtlarına işlendiği anlaşıldığına göre, 72, 73 ve 74 parsel (eski 48, 49 ve 50 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden usulünce yapılacak yargılama neticesinde verilecek ortaklığın giderilmesine dair karar bulunmadan satış istenemeyeceği, bu şekilde istenen bir satışa ise kayyım tayin edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Mahkemece, açıklanan nedenlerle talep konusu satış dosyasında yetki belgesine konu şahıslara temsil kayyımı atanması mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle kayyım adayı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.