MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ek karar ile istemin usulden reddine karar verilmiş olup hükmün kısıtlılığın kaldırılmasını talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
07.11.2016 tarihli talep dilekçesinde; vesayet makamı 12.05.2016 tarihli kararında ... Numune Hastanesi tarafından hazırlanan rapora istinaden ... hakkında kısıtlılık kararı vermiş ise de, ilgili rapor ile daha evvel Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan rapor arasında çelişki bulunduğu, ...'in akıl hastalığı rolü yapabileceği ve bu hususun Adli Tıp Kurumunca değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kısıtlama ve vasi tayini kararının kaldırılması istenmiş; mahkemece, iş bu talep temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek talep eden ...'ın dosyada taraf olmadığı bu nedenle temyiz hakkının da söz konusu olamayacağı gerekçesi ile itirazın usulden reddine dair verilen ek karar ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 472/son maddesinde, ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılması isteminde bulunabileceği; 474. madde gereği ise, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Talep eden... tarafından kısıtlı aleyhine 50.000,00 TL alacak istemi ile kambiyo senetlerine özgü 10.12.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığından, verilen kısıtlama kararından hakkı etkilenecek olan alacaklı vesayet kararının kaldırılmasını isteme bakımından hukuki yararı mevcut olup 472/son maddesi kapsamında ilgili sıfatını da taşımaktadır.
Mahkemece 07.11.2016 tarihli talep dilekçesi temyiz dilekçesi olarak değil, ... hakkındaki kısıtlama kararının kaldırılması istemi olarak değerlendirilip işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu taraf sıfatı olmadığı gerekçesi ile itirazın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:.. vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan gerekçeyle kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy