MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak ve Ziynet Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 31.05.2016 gün ve 2016/8932 Esas, 2016/9583 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesine gidilerek davacının değer artış payı ve artık değer alacakları ile takı ve ziynet eşyalarının bedelinden şimdilik 2.000-TL'nin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 10.08.2011 tarihli ibranamede nafaka, tazminat, menkul ve gayrimenkul alacağının olmadığını, ibra ettiğinin imzalı ibra belgesi olduğu, bundan sonra davacının boşandığı eşine tazminat ve alacak davası açma durumu olamayacağı gerekçesiyle edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı ve değer artış payı ve artık değerin 1/2'sinin ödenmesi, düğün takıları, ziynet eşyalarının ve kişisel malların değerlerinin ödenmesi bu konuda şimdilik 2.000.00 TL'sinın ödenmesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairece yerel mahkemenin kararı 31.05.2016 gün, 2016/8932 Esas ve 2016/9583 Karar sayılı ilamla bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile karar düzeltme dilekçesinin incelenmesi sonunda;
Hemen burada, “mal rejiminin sona erme anı' üzerinde durulmasında fayda bulunmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225.maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Yargıtay'ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir. Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir. Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle alacak davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 sayılı HMKm.30) bekletici mesele yapılmalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Tarafların boşanmasına ilişkin davanın 04.09.2007 tarihinde açıldığı, 18.09.2009 tarihinde verilen karar, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2011 tarihli ilamı ile onandığı, onama kararına karşı süresinde karar düzeltme talebinde bulunulmadığından kararın 14.09.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eşler arasındaki mal rejimi de evliliğin sona ermesi koşuluyla, boşanma dava tarihinden geçerli olarak sona ermiştir (TMK m. 225/2). Bir başka anlatımla mal rejimi boşanma davası ile sona eren evlilikte, boşanma davasından verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla geriye etkili olarak, boşanma dava tarihinden geçerli olarak sona erer. O halde, Mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı, davacının tek taraflı olarak düzenlediği 10.08.2011 tarihli ibraname başlıklı belgede, davacı boşanma davasından verilen nafaka ve maddi tazminat alacaklarının tahsili yanında mal rejimine ilişkin tasfiye niteliğinde açıklamada da bulunduğu, aldığı alacaklar karşılığında mal rejiminden kaynaklanan hakları da dahil her türlü alacağından davalıyı ibra ettiğini beyan ettiği; bu ibraname, mal rejimi yönünden boşanma dava tarihinden sonra yapılmış olduğundan boşanmanın kabulle kesinleşmesi ile dava tarihinden itibaren geçerlidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile, hükmün bozulmasına ilişkin Daire kararının kaldırılarak, hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 31.05.2016 gün 2016/8932 Esas ve 2016/9583 Karar sayılı mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin ilamın kaldırılarak yerel Mahkemenin usul ve kanuna uygun olan 03.06.2014 tarih, 2011/1332 Esas-2014/438 Karar sayılı hükmünün ONANMASINA, 35,90 TL onama harcının karar düzeltme isteyen davacıdan alınmasına, 35,90 TL onama harcının 60,80 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 24,90 TL'nin karar düzeltme isteyene iadesine, 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy