MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kaldırılması talebinin reddine, tahliye isteminin reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.11.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Mayıs ayında ödenmesi gereken kira alacağı 160.000,00 Dolar karşılığı 443.800,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri kiracı şirket ve kefillerine 12.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu kiracı şirket ve kefiller vekili 14.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, yetkili icra dairesinin ... ... İcra Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ve şahısların böyle bir borcu bulunmadığını, bu nedenle tüm müvekkilleri için ayrı ayrı takibe konu asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, borçlu ... Ltd. Şti. yönünden itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, borçlu şirketin itirazının kaldırılmasına, bu borçlu yönünden takibin devamına, diğer borçlu kefiller yönünden itirazın kaldırılması talebinin ve tahliye davasının reddine, davalı ...Ltd. Şti'nin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Icra ve İflas Kanunu'nun 68.maddesinin son fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek icra inkar tazminatı talep etmesi ve haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda: davacı vekili, 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 03.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 443.800,00 TL kira alacağının tahsili isteminde bulunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde davanın kabulü ile davalıların itirazının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmekle birlikte, icra inkar tazminat isteği bulunmamaktadır. Davacının dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteği olmadığı halde icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden hüküm fıkrasından “Asıl alacağın %20'sine denk gelen 88.760,00 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkarılarak kararın 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.