MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhinde yapılan takipte alacağın temlik edildiğini, kendilerinin sahip olduğu hakların temlik alacaklısına karşı da ileri sürülebileceğini, belirterek, temlik işleminin ve İcra Müdürlüğü'nün 03.03.2015 tarihli ret kararının iptalini talep etmiş, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesinde ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.'' 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167.maddesinde ise '' Borçlu, temlike vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu def'ileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecek, idi ise aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir.
Somut olayda; şikayete konu ... 6. İcra Dairesi'nin 2015-2801 Esas sayılı takip alacaklısı Nevin Karakütük ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/133 Esas 2013/150 karar 01.04.2013 tarihli ilama dayalı alacağını 09.02.2015 tarihinde temlik etmiş olup, geçerliliği İcra Mahkemesi'nce tartışılamaz. Sonucu itibari ile bu yöndeki ret kararı yerinde ise de, ... 20. İcra Dairesi 2011/8708 Esas sayılı takipte haciz talep eden alacaklı ...'ın talebi ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/435 Esas 2011/323 Karar 21.07.2011 tarihli ilama dayanmakta olup, hacze konu alacak hakkı temlikin yapıldığı (09.02.2015) tarihten önce doğmuştur.
Bu durumda haciz talebi temlik alana karşı da ileri sürülebilir. Haciz talebinin reddi yönündeki icra müdürlüğü işlemi doğru olmayıp, İcra Mahkemesi'nce anılan işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu yöndeki şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK'nun 366 ve HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.