MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dava-...-feragat nedeni ile ret, asıl dava ... kabul, Birleşen dava-kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacılar vekili, 331 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davanın davacısı ... 09/07/2013 tarihli celsede vermiş olduğu imzalı beyanında; davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, 331 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen dosyada, bir kısım davalılar davayı kabul ettiklerini belirtmişler, bir kısım davalılar da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davacılardan ...'in talebinin feragat nedeniyle reddine, asıl dava davacısının ... ile birleşen davacıların talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 331 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar davacılar ve davalılar ile davacıların ve davalıların murisleri adına müşterek mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlıdır. Muhdesat tespiti davalarında davanın değeri ise, davacılar kendi paylarına karşılık gelen tapu kaydını da dava konusu etmediklerine göre, davacıların tapudaki payları dışında, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları/veraset ilamlarındaki payları oranında sorumlu tutulmaları gereklidir. Mahkemece yazılı şekilde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, yapılan hesaplamalara esas alınan değerler denetime açık bir şekilde gerek gerekçeli kararda gerekse hükümde açıkça belirtilmemiştir. O halde; mahkemece, denetime açık bir şekilde, yukarıda belirlenen ilkeler gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMKnın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMKnın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.