MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacılar murisinin 45-50 yıl önce davalılar ... ve ...’tan 2370 ve 2372 parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, bedelini ödeyip zilyetliği devraldığını, satın aldıkları tarihten bu yana murisin ve mirasçılarının dava konusu taşınmazlara malik sıfatıyla kesintisiz zilyet olduklarını, üzerine ev ve dükkan yaptılarını,taşınmazı sattıktan sonra davalıların göç ettiklerini ve tüm aramalara rağmen bulunamadıklarını, bu nedenle tapunun alınamadığını, davalıların nerede oldukları ve sağ olup olmadıklarının belli olmadığını açıklayarak 2370 ve 2372 parsel salıyı taşınmazlarda davalılar Memhet Kabartay ve ... hisselerinin iptaline ve davacılar murisi ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Hazinenin davada pasif husumet ehliyetinin olmadığını, davanın bu nedenle husumetten reddinin gerektiğini, kayıt maliklerinin mirasçılarının bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini,mirasçı bırakmadan ölmüş iseler T.M.K. 501. maddesi gereğince mirasının Hazineye geçeceğini belirtelerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2370 ve 2372 parsellerdeki ... ve ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 40-50 yıl önce haricen satın alma yolu ile Tapu İptali ve Tescil talebi ile TMK'nın 713/2. fıkrasında yer alan” ve "maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan..." hukuki sebeplerine dayalı olarak 713/2. maddeleri uyarınca açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
1-Davacılar vekili dava dilekçelerinde ve yargılama oturumlarındaki beyanlarında vekil edenlerinin murisleri Davut adına tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre, muris Davut’un ölü olduğu ve davacılar dışında başka mirasçılarınında olduğu anlaşıldığına göre, diğer mirasçıların davaya katılmaları sağlanmadan, taraf teşkili (aktif dava ehliyeti yönünden) tamamlanmaksızın karar verilmiştir. Mahkeme kararı bu yönüyle doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca; bilindiği üzere, TMK.nun 713/2.maddesine dayalı olarak açılan davalarda davanın kayıt malikine ya da kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekirken eldeki davada pasif dava ehliyeti tamamlanmadan karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken iş, davacı ve davalı yön açısından taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra, toplanmış ve toplanacak delillere göre hüküm kurulması gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy