MAHKEMESİ : ...... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ...... 1. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ...... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 21.03.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 12.05.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı ... ayından 2016 yılı ... ayına kadar ki kira alacağı 70.113,50 euro’nun tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 16.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 20.05.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin takip alacaklısına borcu bulunmadığını, nitekim takip alacaklısının müvekkilinin verdiği banka teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiğini, terör olayları nedeniyle ......’lere olan müşteri ilgisinin büyük ölçüde azaldığını, ilaveten müvekkili şirketin takip alacaklısı tarafından ...... dışından doğrudan girişten mahrum bırakıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin müşteri kaybına uğradığını, bu hususların alacağın muaccel olmasını engelleyeceğini, ödeme emrine takibe dayanak belgenin ve kira sözleşmesinin eklenmediğini ileri sürerek borca ve imzaya itiraz ettiğini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak ayrı ayrı açtığı ve daha sonra mahkemece birleştirilesine karar verilen davalar ile itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davalı itirazında kira sözleşmesindeki imzaya itiraz etmişse de aynı itiraz dilekçesinde bu kira ilişkisinden kaynaklanan teminatın paraya çevrilmesinden dolayı borçlu olmadığını, ......’lerın müşteri sayısının terör olayları nedeniyle azaldığı ve zor durumda kaldığını belirttiği, ayrıca dosyaya sunduğu delil listesinde takibe konu kira sözleşmesi ve bu sözleşme nedeniyle karşı tarafın kendisine gönderdiği ihtarnameleri bizzat sunduğu, dolayısıyla davalının kira sözleşmesine itirazının açık ve kesin bir itiraz olduğunun kabul edilemeyeceği, davalının sunduğu fatura ve belgeler incelendiğinde ise, kira ödemesi açıklamalı faturaların takip konusu ... 2015’den önceki tarihlerde düzenlendiği gibi, hiçbir faturada takip konusu kira alacaklarının ödendiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı, dolayısıyla davalının takibe konu kira borcunu ödediğine ilişkin İİK 68.maddesi anlamında bir belge ibraz edemediği gibi ayrıca yapılan ihtarlı tebligata rağmen yasal 30 günlük süre içinde takip konusu kira borçlarının tamamını da ödemediği anlaşılmakla davacının tahliyeye ilişkin davasının ve birleşen dosyasında ki itirazın kaldırılması davasının kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı kiracının ödeme iddialarına yönelik belge sunmadığı, her ne kadar davacının itirazın kaldırılması davası açmadan tahliye talep etmiş ise de yasal sürede ayrı bir itirazın kaldırılması davası açılarak dosyaların birleştirilmesi suretiyle bu hususun ikmal edildiği, davalı-borçlu kiracının ödeme olgusunu ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 21.03.2012 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Kira sözleşmesi ile aylık asgari kira bedelinin 375 m2 için 20 Euro/m2 olarak, ayın ilk beş gününde kiralayanın (daha sonradan bildirilecek olan) banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı kiracı kira ilişkisinden doğan edimlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Davalı kiracı takibe konu kira bedellerinin ödendiğini İ.İ.K.'nun 269/c maddesi gereğince noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur. Davalı cevap dilekçesi ile ödemeye ilişkin banka dekontlarına dayanmıştır. Bu durumda davalı kiracıdan ödeme belgeleri sorularak ve bulunduğu yerden getirilerek incelenmesi gerekirken, deliller toplanmadan ve yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy