MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamda Güvence Hesabının sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı tutulmasına rağmen asıl alacak ve yargılama giderlerinin tamamı üzerinden takip başlatıldığını, ilama aykırı olarak icra emrinde fahiş faiz hesabı yapıldığını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; takibe konu ilamda Güvence Hesabının sorumluluğunun zorunlu trafik sigortası limiti ile sınırlı olduğu yazılmış ise de, kararda miktar belirtilmediğinden Güvence Hesabının ne kadarlık kısmından sorumlu olduğu tespit edilememiş ve Güvence Hesabının sorumlu olduğu miktar belirtilmediğinden, faiz miktarı da tespit edilmediğinden, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; takip dayanağı ... 23. İş Mahkemesinin 02.07.2014 gün ve 2013/96 Esas, 2014/251 Karar sayılı ilamının hüküm fıkralarında "...(Türkiye Sigorta ve ... Şirketleri Birliği ... bakımından zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası fon limiti ile sınırlı olmak üzere)..." şeklinde karar verilmiştir. Borçlu Güvence Hesabının sorumlu olduğu miktarın belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olunduğu üzere, dayanak ilamda Güvence Hesabının sorumlu olduğu miktar açıkça belirtilmemiştir. Bu durumda Güvence Hesabının ilamda belirlenen borcun tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden faizin de bu miktar üzerinden denetlenmesi mümkündür.
Mahkemece; gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle faize yönelik incelemenin yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ııolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nurı Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.01.2018 tarihinde oybirilğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy