MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar; ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen dava konusu 1747 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kerpiç bir ahırın yenilenmesi, iki katlı kargir evin yapımı ve bitişiğindeki 2 katlı kerpiç evin yenilenmesi, kerpiç garajın yapımı, ahşap ambarın tadilatı ve kuyunun yapılması işlemlerinin kendileri tarafından yapıldığının tespitine ve tadilat yapılan yapıların yenileme masraflarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/697 Esas sayılı ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın karara bağlandığı, belirtilen taşınmazdaki muhtesatlara yönelik eda davası açabilecekken, icrayı hükmü olmayan tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür. Bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir (HMK 114/1-h, 115 m.).
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1747 ve dava dışı 1618 parsel sayılı taşınmaz hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/697 Esasında ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı, mahkemesince 12/01/2016 tarihli ve 2016/18 Karar sayılı karar ile 1747 parsel üzerindeki ortaklığın mirasçılar arasında yapılacak pazarlık sureti ile satışına karar verildiği, kararın eldeki davanın davacıları tarafından temyiz edildiği ve temyiz incelemesi için Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/8055 Esasında kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ortaklığın giderilmesi dosyası derdest olup henüz kesinleşmemiştir.
O halde; söz konusu taşınmaz hakkında yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında, ortaklığın giderilmesi davasının derdest olması karşısında, mahkemece toplanmış ve toplanacak delillere göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.