MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı etmemesi üzerine davacı İcra Mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 20/01/2015 tarihinde başlatmış olduğu haciz ve tahliye istemli icra takibi ile davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği kira bedellerinin tahsilini talep ettiği icra Müdürlüğü'nce düzenlenen ödeme emrinin, davalıya 04/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalı yasal sürede borca itiraz etmemiş ve borcunu ödememiştir. Davacı İİK.nun 269/a maddesi gereğince, ödeme süresinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde, icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilir.
Olayımızda; davacı davasını, ödeme emrinin 04/02/2015 tarihinde tebliğ edilmesine göre otuz günlük ödeme süresi geçtikten sonra dava açma süresi olan altı aylık sürenin geçirilmesinden sonra 15/09/2015 tarihinde açmıştır. Bu durumda mahkemece, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.