MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlık Kararının Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne dair karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dilekçesinde, davacının, .... ili .... ilçesi .... köyü 587 parsel sayılı taşınmaz maliki ...; ... .... oğlu mirasçısı olduğunu bu nedenle taşınmazlar üzerindeki kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2.maddesi ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde, "bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı;bu kimselerin malları üzerinde Hazine'nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazine'nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder" hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde .... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/335 Esas 2004/743-677 EK sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazın idaresi için ... Defterdarı'nın kayyım tayin edildiği, tapu kayıtlarında belirtilen ....; .... ..... oğlu'nun dosya içerisinde veraset ilamı bulunan .... oğlu ... ... ile aynı kişi olduğuna yönelik mahkeme kararı vs. gibi belgeler dosyaya getirtilmeden bu yöndeki deliller toplanmadan yetersiz araştırma ve eksik inceleme neticesinde aynı kişi olduklarından bahisle davanın kabulünekarar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konuya ilişkin kanun hükümleri ve Kanun'un amacı gözetilerek ve sadece nüfus müdürlüğünden gelen yazı ile yetinilmeden, kolluk araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları ve dayanak belgelerinin Tapu Müdürlüğün'den, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin Belediye
Başkanlığı'ndan ve Vergi Dairesi Müdürlüğün'den getirtilip, kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde Nüfus Müdürlüğün'den ilgililerin nüfus aile kayıtlarının getirtilerek tapu kaydı malikleriyle irtibatı araştırılması ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek tapu maliki ile ... oğlu ...'ün aynı kişi olup olmadığı hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.