MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde, kısıtlı adayının vesayet altına alınmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istemiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan.... Devlet Hastanesince düzenlenen P 150626038 protokol numaralı 02/07/2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre, kısıtlı adayına MK 408. maddesi uyarınca tıbben kendi isteğiyle vasi tayin edilebileceği, kısıtlı adayının 03/07/2015 tarihli dilekçeyle, bedensel engelli olmaktan bahisle davacının kendisine vasi atanmasını talep ettiği, ayrıca 07/09/2015 tarihli oturuma bizzat katılan kısıtlı adayının davacının kendisine vasi atanması talebini yinelediği anlaşıldığından; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 08/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy