MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, babası olduğunu iddia ettiği küçük ...'a babalık ve soybağının reddi davalarını açabilmesi için kayyım atanmasını istemiş; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle mahkemece dava reddedilmiştir.
Dava, kayyım atanması istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426. maddesinde; bir işte yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatışıyorsa re'sen veya ilgilisinin isteği üzerine temsil kayyımı atanacağı hükme bağlandığından, eldeki davada çocuğa kayyım atanacak olması sebebiyle, davacınm değil çocuğun menfaati aranmalıdır. İleride görülmesi muhtemel soybağı davasında veli ile çocuk arasında menfaat çatışmasının doğacağıda açıktır.
Bu itibarla; mahkemece, dosyanın durumuna göre esasa girilerek inceleme yapılması ve talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy