MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün kayyım adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca, vasi tayinindeki usul kayyım için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesine göre, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine ait olduğundan, kayyımın şahsına yönelik dilekçenin öncelikle vesayet makamınca incelenip itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi gerekmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla, vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddi ile dosyanın yukarıda açıklanan doğrultuda gereği yapılmak üzere MAHKEMESİNE İADESİNE, HUMKun 440/III maddesi uyarınca Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.