MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin babaları ...'nın çocuğu olmadığını ileri sürerek soybağının reddini istemiş; mahkemece, murisin TMK 289. maddesinde belirtilen bir yıllık süre içinde dava açmadığı, kocanın dava açmamasında haklı bir nedenin varlığının da davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Medeni Kanunun 289. maddesi "Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (İptal tümce: Anayasa Mah.nin 25/06/2009 tarihli ve E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı Kararı ile.) *1* içinde açmak zorundadır. Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. 291. maddesi ise "Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, *1* (İptal ibare: Anayasa Mah. 10.10.2013 tarih ve 2013/62 E. ve 2013/115 K.) içinde soybağının reddi davasını açar. Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Dava, her ne kadar hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiş ise de; TMKnun 289. maddesinde belirtilen dava açma hakkı, murisin çocuğun varlığını öğrenmesi değil çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiği veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl sonra düşer. Kararın gerekçesinde gösterilen deliller, TMK 289. maddesinde belirtilen durumları değil çocuğun doğumuna ilişkin bulunduğundan; mahkemece, iddia ile ilgili taraf delillerinin toplanıp DNA incelemesi
yaptırılarak bu konuda rapor alınıp bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir arar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan "hak düşürücü süre geçtiğinden" bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde buluııulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy