MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava, itirazın kaldırılması istemine, ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiralayanlar, haciz istemli icra takibi ile kiracıları olan borçluların, Kasım 2014 ay kira parası 14,000 doların TL karşılığı 31.397,80 TL’yi ödemedikleri iddiasıyla aleyhlerine 11.11.2014 tarihinde icra takibi başlatmış ve davalı borçlu kiracılara 7 gün süreli ödeme emri gönderilmiştir. Davalı borçlular ödeme emrinin tebliğ üzerine süresinde itiraz ederek, dayanak yazılı kira sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmekte olduklarını, USD üzerinden kararlaştırılan kira parasının % 10 artış ile yenilenmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davacı alacaklıdan borcun yapılandırılmasını talep ettiklerini, takip konusu borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmişlerdir. Yargılama davalıların yokluğunda yürütülmüş Mahkemece, davacıların dayandıkları kira sözleşmesi İcra İflas Kanunu’nun 68/1. maddesinde sayılı belgelerden olmadığı takibe konu alacağı ispat edemediklerinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak olan, 01.11.2012 başlangıç tarihli (3+2) yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Kaldı ki, davalı kiracılar sözleşmenin varlığını kabul etmişler, açık ve kesin biçimde imza inkarında bulunmamışlardır. Bu durumda, takibe konu kira alacağının dayanağı olarak gösterilen takibe konu yazılı kira sözleşmesinin, İcra İflas Kanunu’nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden olduğunun kabulü gerekir. Borçluların itirazı, kira akdi dışında kalan ve istenilen kira parasının fazlalığına ilişkin itiraz olduğundan, Mahkemece talep doğrultusunda bu itirazın incelenmesi gerekecektir.
Bu durumda davacıların itirazın kaldırılması davası açmalarında bir usulsüzlük bulunmadığından, Mahkemece, işin esasının incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy