MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra takibine itirazın kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 30.09.2011 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03.07.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 11.500,00 TL’den 2013 yılı Aralık ve 2014 yılı Ocak ve Şubat ayları kira alacağı 34.500,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 07.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 10.07.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, ... icra dairelerinin yetkisiz olup, yetkili icra dairesinin... icra daireleri olduğunu, kiracısı olarak bulunduğu dükkan icra yoluyla 10.01.2014 tarihinde satıldığından hiçbir alacağı olmadığını, satın alan kişiye de kira bedellerini tamamen ödediğini ileri sürerek yetkiye, borca, faizlerine ve tüm ferilerine itiraz etmiş davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlu tarafından davacı alacaklıya ve İcra Müdürlüğü hesabına yapılmış herhangi bir ödemenin mevcut olmadığı, ödeme yapılmış ise de dosyaya sunulan somut belge ve dayanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı borçlunun icra takibindeki itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 30.09.2011 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İİK 134. maddesine göre icra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. Alıcı, ihale tarihinde gayrimenkulun mülkiyetini iktisap eder. İhaleden sonra ve fakat tescilden önce, taşınmaz üzerinde mülkiyeti başkalarına geçirici nitelikte bulunmayan işlemlerde bulunabilir. Örneğin, o gayrimenkulü kiraya verebilir. İhale edilen taşınmazda kiracı varsa, ihale tarihinden sonra, kiracının kira paralarını alıcıya ödemesi gerekir. Mülkiyet ihale ile alıcıya geçtiğinden, ihale tarihinden sonraki yarar (nefi) ve zarar (hasar) da alıcıya ait olur. Bu nedenle, taşınmazı ihale ile satın almış olan alıcı, taşınmazı işgal eden üçüncü kişiden ihalenin kesinleşmesi tarihinden değil ihale tarihinden itibaren kira bedeli istemeye hak kazanır. Dava konusu taşınmaz ihale suretiyle satılmış ise bu tarihten itibaren mülkiyet alıcıya geçmiştir. Davacı ihale tarihinden sonrası için kira bedeli talep edemez. Bu durumda ihale tarihi tespit edilerek, bu tarihe kadar varsa alacak miktarı belirlenip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy