MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ödenmesi gereken kira bedelinin belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davaya ve icra takibine dayanak yapılan, noter tasdikli 12.10.2011 başlangıç tarihli 15 yıl süreli kira ve (yap) işlet devret modeliyle inşaat yapımı sözleşmesi, kiralayan sıfatıyla ve arsa malikleri olarak, davacı ... Adı.... ile dava dışı bırakılan....l ve ....l tarafından imzalanmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca, tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, icra takibini birlikte yapıp, davayı birlikte açmaları zorunludur.
Bu durumda tahliye davasına dayanak icra takibindeki tahliye talebi, dava ve takip arkadaşlığı sebebiyle bu üç kiralayan tarafından istenmediğinden mahkemece tahliye davasının bu nedenle reddedilmesi gerekir ise de, karar reddine ilişkin olduğundan davacının tahliye davasının yargılamayı gerektirtiğinden bahisle reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kira alacağına, ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, icra takibine dayanak yaptığı noter tasdikli yazılı kira ve inşaat yapım sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olarak düzenlenen ve imzası davalı tarafından inkar edilmeyen Ek Sözleşme içeriğine göre, her üç kiralayana paylaştırılan aylık kira bedelinin kendi hissesine düşen 3.000,00 TL’nin asıl sözleşmesinin, 4. maddesindeki artış şartının uygulanmadan kendisine ödendiğinden bahisle, 12.10.2012 tarihinden 12.04.2015 tarihine kadarki eksik ödenen kira bedellerinin davalıdan tahsili istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen noter tasdikli kira ve inşaat yapım sözleşmesinin varlığı, uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme şartlarına göre, davacının payına isabet eden kira bedellerini istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Sözleşmenin eki olan, ek sözleşmedeki imza davalı tarafça açıkca inkar edilmediğinden, var olan her iki sözleşme kira bedellerinin belirlenmesine esas teşkil edecek İİK’nun 68. maddesinin birinci fıkrasında sayılan belgeler niteliğindedir. Sözleşmeye göre kira bedelinin belirlenmesi ve artış şartının yıllara göre kira parasına uygulanması yargılamayı gerektiren hususlardan olmayıp, gerektiğinde bir bilirkişi aracılığıyla hesap ettirilebilir.
Bu durumda, Mahkemece sözleşme ve ek sözleşme hükümlerine göre, davacıya eksik ödenen kira bedellerinin tespit edilerek neticesine göre itirazın kaldırılması talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile itirazın kaldırılması davasının reddine ilişkin kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy