MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar, 01/09/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 13/08/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Ağustos ayına ait 300,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu kiracı ... süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile, takip konusu kira alacağını alacaklılardan ...’ın banka hesabına yatırmış olduğunu belirterek, davalı borçlu kefil ... süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile, kiracı olmadığını, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek borca itiraz etmişlerdir.
Davacı alacaklılar vekili dava dilekçesinde; kira sözleşmesine göre 2005 yılı Haziran,Temmuz ve Ağustos ayları kira bedellerinin kira sözleşmesinde aylık 400,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının 2015 yılı Haziran,Temmuz ve Ağustos ayları için toplam 1.200,00 TL kira ödemesi yapması gerekirken banka hesabına 900,00 TL yatırdığını bakiye alacak için takip başlatıldığını belirterek davalıların haksız itirazlarının kaldırılmasına ve davalı kiracının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takip talebindeki nitelemeye göre takip konusu alacağın ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01/09/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, takip talepnamesinde yaptığı açıklama ile bağlı değildir. Davacı alacaklı dava dilekçesinde talebini açıkladığına göre mahkemece anılan açıklama dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy