MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; ödenmeyen 2014 haziran, temmuz ve ağustos aylarına ait aylık 350 TL olan kira alacakları için icra takibi başlattıklarını, davalının haksız bir şekilde ödeme emrine itiraz ettiğini, takibe konu asıl alacağın tamamının yasal ödeme süresi içinde ödenmediğini, davalının itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu ödemelerin iki tanesinin daha önceki aylara ilişkin olduğunu, diğerinin ise takip tarihinden sonra yatırıldığını, davalı tarafın kiralarını sürekli geç ve düzensiz ödediğini belirterek itirazın kaldırılması ile takibin devamını, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı; dosyaya sunduğu makbuzlardan takibe konu borçları ödediğinin açık olduğunu, davacının yaptığı ödemelerin geçmiş aylara ait olduğunu belirtmiş olması karşısında geçmiş aylar ödemelerini ispat eden belgeleri de dosyaya sunduğunu, sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere ödemelerin takibe konu aylara ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ödemelerin sunulan makbuzlar ile yapılmış olduğu kabul edilerek temerrüt gerçekleşmediğinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davalı kiracılık ilişkisine ve talep edilen aylık kira miktarına itiraz etmediğinden bu husus taraflar arasında kesinleşmiştir. Davadaki uyuşmazlık icra takibine konu edilen kira parasının ödenip ödenmediği noktasındadır. Borçlu istenilen aylara ait kira bedellerinin ödendiğini İİK 269/c maddesi mucibince ispat etmek zorundadır. Mahkemece celp edilen ekstrelerde takip ile talep edilen aylara ait kira bedellerinin ödendiğine dair açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda takip konusu kira bedellerinin ödendiği İİK 269/c maddesi kapsamında belgeler ile ispatlanamadığından itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile ret kararı doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.