MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.06.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin hususi şartlar 6. maddesinde kontrat bitiminde kira rayiç bedelinin yıllık TEFE-TÜFE ortalaması oranında artacağı, 19. maddesinde bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiraların muacceliyet kesbedeceği kararlaştırılmış yine aynı kira sözleşmesi gereği kira bedelinin her ayın 5. gününde ödenmesi hüküm altına alınmıştır. Davacı alacaklı 06.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılının Haziran ve Temmuz aylarına ait eksik ödenen 116,00 TL, 2015 yılı Ağustos ayına ait ödenmeyen 1720,00 TL ve dayanak kira sözleşmesinin 19. maddesinde yazılı olan muacceliyet koşulu uyarınca muaccel hale geldiği iddia edilen 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait toplam 17.432,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
İcra takibinde talep olunan 2015 yılı Haziran ve Temmuz ayları için eksik ödendiği belirtilen 116,00 TL ile 2015 yılı Ağustos ayı kirası olan 1720 TL borçlu tarafından kabul edilerek icra takibi sonrasında ödenmiştir. İtiraza uğramayan kira aktine göre yapılması gereken ve borçlu tarafından kabul edilen artış miktarı tahakkuk ettikleri ayın 5. gününe kadar ödenmemiş olduğundan bu farklar için borçlu temerrüde düşmüştür. Buna göre muaccel olduğu iddiası ile istenilen 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs kiralarının istenebileceği hususu borçlunun tacir olup olmadığı yönündeki araştırma sonucu karara bağlanmalıdır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı başlıklı 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında
-//-
Kanun'un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasa'nın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 18.maddesinde muacceliyet (ceza) koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya içeriğinden kiracının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda Mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346. maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşinharcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy