MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... tarafından davalı ...’na karşı öncelikle 30.06.2015 tarihinde...2.İcra Hukuk Mahkemesinde,...13. İcra Müdürlüğünün 2014/14925 esas ve 2014/16397 esas sayılı takip dosyalarındaki borcun ödenmediğinden bahisle iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılmıştır. Mahkemece 14.09.2015 tarihli kararı ile, icra mahkemesi sınırlı yetkili olduğundan, iki haklı ihtar talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle bu istemin reddine...13.İcra Müdürlüğünün 2014/16397 esas sayılı dosyası ile ilgili olarak, tahliye davası süresinde açıldığından, ilgili icra dosyası yönünden davanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine iş bu temyize konu dava dosyasında davaya devam olunmuştur.
Mahkemece, borçlu hakkında haciz ve tahliye istemli takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun takibe itiraz etmediği gibi takip konusu kira bedellerinin tamamını 30 günlük yasal süresi içerisinde ödemediği, bu nedenle temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemli davadan tefrik ile kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı dava dilekçesi ile, davalının kira bedellerini zamanında ödemediğini, bu kira bedellerinin tahsili için...13.İcra Müdürlüğünün 2014/14925 esas ve 2014/16397 esas sayılı dosyalarıyla icra takibi yapıldığını, bir kira dönemi içinde iki haklı ihtarın tebliğine rağmen kira borcunu tamamının ödenmediğini belirterek, iki haklı ihtar nedeniyle kira sözleşmesinin feshine ve davalı kiracının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Bu haliyle davanın yasal dayanağı Türk Borçlar Kanun'unun 352/2. maddesidir. 6100 sayılı HMK.nun 4/1-a maddesi uyarınca "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür." İcra mahkemesi, istisnalar saklı kalmak koşuluyla "takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara" bakar ve bununla görevlidir. Takip hukuku prosedürü kapsamındaki istemler hakkında görevsizlik kararı veremez. İstem ya red veya kabul edilir. Buna karşın, dava niteliği taşıyan ve Sulh ya da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren, tamamen maddi hukuka ilişkin bir uyuşmazlık hakkında karar vermesi için kendisine başvurulması halinde "görevsizlik kararı" vermek durumundadır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2003 tarih 2003/3-737 Esas 2013/700 Karar sayılı ilamıyla da benimsenmiştir. Davalı hakkında iki haklı ihtar sebebiyle açılan tahliye davasına icra mahkemesinde bakılamaz. Görev kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Mahkemece davaya Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile dosyanın tefrikine karar verilmesi ve bu dosya üzerinden davaya devam olunması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.