MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 09.12.2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi ile 2015 yılı Aralık ayı kira bedeli olan 1.100,00 TL'nin tahsili istenmiştir. Davalı borçluya ödeme emri 11.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine başlatılan takipte ödeme emri tebliğ edildiği halde 30 günlük yasal ödeme süresi içerisinde kira bedelinin tamamının ödenmediği iddia edilerek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili; sunulan ödeme belgeleri ile vekil edeninin mecuru kiraladığı tarihten itibaren kira bedellerini her ay düzenli olarak ödediğinin sabit olduğunu belirtmiş, duruşmadaki beyanında kiralayan üç kişi olduğu için vekil edeninin kira bedelini üçe bölerek ödediğini ve kusuru olmaksızın bankadan masraf kesintisi yapıldığını, bu kesintiden vekil edeninin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bankanın yaptığı masraf kesintisinden davalının sorumlu tutulamayacağı ve temerrüt olmuşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, ödeme emrinin tebliğinden bir gün önce 10.12.2015 tarihinde takibe konu 1.100,00 TL kira bedelini ödediğini savunmuştur. Dosyaya sunulan ödeme dekontları incelendiğinde, davalı tarafça 10.12.2015 tarihinde davacılar hesabına banka aracılığıyla ayrı ayrı 365'er TL olmak üzere toplam 1095,00 TL yatırıldığı anlaşılmıştır.
Kiracı, kira sözleşmesinde belirlenen net kira bedelinin tamamını kiraya verene ödemek zorundadır. Davacı alacaklı tarafından başlatılan takip üzerine davalıya ödeme emri gönderilmiş ve borcun ödenmesi için 30 günlük süre verilmiştir. Davalı borca itiraz etmediği gibi, verilen bu 30 günlük süreye rağmen takibe konu 1.100,00 TL’yi eksiksiz olarak ödememiştir. 30 gün içinde borcun tümü ödenmediğine göre temerrüt gerçekleşmiştir. Borcun miktarının az ya da çok olması temerrüt olgusunun gerçekleşmesini engellemez. Bu durumda mahkemece temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428 ve İİK.nun 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy