MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.10.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 11.11.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 01.10.2015 faiz başlangıç tarihli (2015 - 2016 dönemi) kira alacağı 3.240,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 23.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 26.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, borcu kabul etmediklerini, müvekkilinin takibe konu alacağa ilişkin hiçbir borcu bulunmadığını, takibin kötü niyetle yapıldığını bildirerek borcun tamamına, borcun konusuna, şekline, faizine, faiz oranlarına ve ödeme emrine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının itirazında borcun tamamına ve faize itiraz ettiği, ancak borcun ödendiğine dair belge ibraz edilmediği, duruşma sırasında da yazılı belge sunulmadığı, buna göre itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı dava dilekçesi ile, kira sözleşmesinde ödeme şeklinin yıllık peşin olarak belirlendiğini, davalı kiracının 2015 – 2016 dönemi kira alacağının vadesi 01.10.2015 olduğu halde kira bedelinin ödenmediğini, davalının yalnızca 02.11.2015 tarihinde 260,00 TL, 16.11.2015 tarihinde 260,00 TL ve 23.12.2015 tarihinde 260,00 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemelerin vade tarihi ve ödeme şekline aykırı olduğunu beyan ederek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Bu durumda davacı tarafından 11.11.2015 tarihinde 2015 – 2016 dönemine ilişkin bir yıllık kira alacağının tahsili amacıyla takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesi ile davalının 2015 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira bedellerini ödediğini kabul etmiştir. Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.10.2010 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin ön yüzünde aylık kira bedelinin 200,00 TL, yıllık kira bedelinin 2.400,00 TL olduğu ve ödemenin “peşin olarak” yapılacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca sözleşmesinin hususi şartlar 5. maddesinde, kira bedelinin en geç ait olduğu ayın ilk beş gününde ve her ay peşin olarak ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda kira bedelinin aylık ve her ayın beşinci günün sonuna kadar ödeneceğinin kabulü gerekir. Buna göre davacı sadece takip tarihine kadar ödenmeyen ve istenebilir durumdaki kira bedellerini davalı borçludan talep edebilir. Takip 11.11.2015 tarihinde başlatılmış olup, takip tarihine kadar muaccel olan 2015 yılı Ekim ve Kasım ayları kira bedellerinin ödendiği davacı alacaklının da kabulündedir. Oysaki davaya dayanak takip ile takip tarihinden sonraki aylara ait kira bedellerinin de tahsili istenilmiş olup, yukarıdaki açıklamalar karşısında, takip tarihi itibariyle muaccel olan kira alacaklarının ödendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'na 6217 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.