MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı yazılı kira akdine dayanarak 21.01.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.700,00 TL’den 2015 yılı Aralık ve 2016 yılı ocak ayları kira alacağı 3.400,00 TL, aylık 100,00 TL’den 2014 yılı Ekim ayından 2016 yılı Ocak ayına kadarki aidat borcu olmak üzere toplam 5.100,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 26.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 01.02.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, kira borcuna bir itirazı olmadığını, borcun aidatlarla ilgili bölümüne itiraz ettiğini, kira borcunu 30 günlük yasal süresi içerisinde ödeyeceğini, ayrıca kiralayanda 1.700 TL depozitosunun mevcut olduğunu bildirerek aidat borcuna yönelik kısmi itirazda bulunmuştur. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi ve kira alacağına ilişkin kabul edilen borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlu hakkında 10.09.2011 tarihli yazılı kira sözleşmesi takip konusu yapılarak, toplam 5.265,15 TL tutarında 13 örnek ödeme emri yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 26.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği borçlunun 01.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile tahliye ve ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğu, borçlunun itirazında kira akdini reddetmediği, aidat borcunu ödemeye yönelik herhangi bir belge de sunmadığı, bu nedenle borçlunun itirazının yerinde olmadığı, temerrüdün sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira ve aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere ve davalı borçlunun davaya dayanak takip dosyasında kabul ettiği borcun kira alacağına ilişkin kısmını 30 günlük yasal süre içerisinde ödemediğinin anlaşılmasına göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafından başlatılan icra takibinde apartman genel giderlerinin de davalıdan tahsili istenmiş olup, kiralayan, apartman genel giderlerinin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırıldığı takdirde, kiracının ödemesi gereken apartman genel giderini ancak kendisi ödemek koşuluyla kiracıdan isteyebilir. Kiralayan, aidat borcunu yönetime ödemeden ve rücu koşulları oluşmadan kiracıdan tahsilini isteyemez. Davacı tarafından takipte istenen genel gider borçlarının ödendiğine dair herhangi bir belge de dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece davacının icra takibine konu aidat borçlarını ödeyip ödemediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının aidat alacağına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366. maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.