MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.06.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 01.06.2009 – 31.05.2015 tarihleri arasındaki ödenmemiş kira farkı alacağı 15.420,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 07.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 07.07.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş bu davanın mükerrer açıldığını, davacının davasını ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/648 Esas sayılı dosyasında açtığını ve bu davanın reddedildiğini, ancak gerekçeli kararının halen yazılmadığını, davacının iş bu kararı temyiz edeceği yerde ikinci bir dava açtığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18475 Esas sayılı dosyasına istinaden, davacı yanca daha önce açılan ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/648 Esas 2016/346 Karar sayılı dosyasında yapılan şikayetin iş bu dosya içeriği ile aynı mahiyette olduğu, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyanın 05.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, iş bu dosyada yapılan şikayet hakkında kesin hüküm bulunması nedeniyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmaz.
Olayımıza gelince; ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/648 Esas sayılı dosyasında 24.03.2016 tarihinde davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ...’a karşı kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece 22.04.2016 tarihli kararı ile, dayanak ... 14.İcra Müdürlüğü'nün 2015/18475 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davalı borçluya 07.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07.07.2015 tarihli dilekçesiyle borca ve takibe itiraz ettiği, alacaklı tarafça itirazın kaldırılması istenmeksizin yasal süre içerisinde itiraz edilmediği ileri sürülerek temerrüt nedeniyle tahliye istendiği, borçlunun yasal süre içerisindeki itirazı nedeniyle temerrüt koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu davada esasa yönelik inceleme yapılmaksızın karar verildiğinden kesin hükmün varlığından söz edilemez. Buna göre mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy