MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlular aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçluların borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı kiracı ... tarafından kira bedellerinin ödendiğinin İİK 269/c m belirtilen belgelerle kanıtlanmadığından davalı ...'ün haksız itirazının kısmen kaldırılmasına, takibin asıl alacak 4.150,00 TL üzerinden devamına ve yasal 30 günlük süre içinde davaya konu kira alacağının ödenmemiş olması nedeniyle davalı ...’ün temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesine, davaya konu kira sözleşmesindeki kefalete ilişkin düzenlemenin TBK 583. maddesine uygun bir kefalet olmadığı, dolayısıyla kefaletin geçerli olmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine, ayrıca kefilin tahliye davasında husumet sıfatı bulunmadığından tahliye talebi yönünden de davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davalı kiracı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı, 19.08.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.02.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Ekim ayı bakiye kira alacağı ile 2015 yılı Kasım, Aralık ve 2016 yılı Ocak ayları kira alacağı 4.150,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlu kiracıya 11.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK.'nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 09.03.2016 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy