MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 15.11.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 25.11.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 475,00 TL’den 2014 yılı Eylül ayından 2015 yılı Kasım ayına kadarki kira alacağının işlemiş faiziyle birlikte toplam 7.515,82 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kiracı ve kefile 04.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu kiracı itiraz dilekçesinde, alacaklıya herhangi bir borcunu bulunmadığını, yaklaşık 2 yıldan bu yana tüm kiralarını elden ... isimli şahsa ödemekte olduğunu, daireyi alacaklı adına kendisine kiraya verenin ... olduğunu, kira borcu olmadığını, bu konu ile ilgili ... 1.İcra Müdürlüğünün 2014/9001 esasında ve ... 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/875 esas sayılı dosyasında davalarının devam ettiğini bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Davalı borçlu kefil itiraz dilekçesinde, kendisinin hiç kimseye kefil olmadığını, kira sözleşmesinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlular aleyhine adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 04.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular tarafından takibe kira bedellerinin elden alacaklı adına kiraya veren ... isimli şahsa ödendiği belirtilerek itiraz edildiği, borçluların ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmadıkları anlaşıldığından davalıların itirazlarının kaldırılmasına, kiracı davalı ...'ın temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı kiracı ve davalı kefil tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı kiracı tarafın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefilin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklının, 15.11.2013 başlangıç tarihli bir yıl süreli adi yazılı kira sözleşmesine istinaden başlattığı icra takibinde, davalı borçlu takibe itirazında “ben hiç kimseye kefil olmadım, kira sözleşmesinde bulunan imza bana ait değildir” diyerek imzaya itiraz ettiği gibi, takip alacaklısı ile arasındaki kefalet ilişkisini de inkar etmiştir.
İİK.nun 269. maddesi gereğince yapılan takiplerde borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir. (İİK md. 269/b) Davalı borçlu itirazında taraflar arasındaki kefalet ilişkisini ve adi yazılı kira sözleşmesindeki imzasını inkar ettiğine göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın davalı kefil yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracının alacağa ve tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın davalı kefile hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ...'a iadesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy