MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili icra mahkemesine başvurusunda, takibe ve davaya konu taşınmazın vekil edeni tarafından 20.11.2015 tarihinde satın alındığını, satın alma durumunun 26.11.2015 tarih 30835 yevmiye nolu ihtarname ile bildirildiğini, ancak davalının kira sözleşmesinin başlangıcı olan 2006 yılından bu yana hiç artış olmamışcasına 800,00 TL kira bedeli yatırdığını, Tüketici Endeksi yıllık enflasyon oranı üzerinden hesap edilen kira bedelinin 1.326,49 TL olduğunu, bu nedenle bakiye 727,39 TL için takip başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye talep etmiştir.
Davalı asıl, taşınmazın eski maliki ile 15.11.2015 tarihli kira sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmede aylık kira bedelinin 800,00 TL olduğunu, eski malik ile imzalanan kira sözleşmesinin yeni maliki de bağlayacağı savunması ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece takibe konu kira aktine itiraz olmadığından kira aktinin taraflar arasında kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
Dava icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı 23.12.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 15.05.2006 tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 2015 yılı Aralık ayına ait ödenmemiş bakiye 726,49 TL kira alacağının faizi ile birlikte tahsili ve tahliye talep etmiştir. Ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu yasal süresi içinde verdiği dilekçe ile takip konusu borcun olmadığından bahisle borcun ferileri ile birlikte tamamına itiraz ettiğini bildirmiştir. Borçlu itirazında kira sözleşmesine ve imzasına itiraz etmediği için dayanak kira sözleşmesi tarafları bağlar. Takibe dayanak yapılan 15.05.2006 tarihli kira sözleşmesi hususi şartlar 3. maddesindeki “ Akdin uzaması ve devamı halinde Ticaret Odası Tüketici Endenksi Yıllık Enflasyon oranı üzerinden hesap edilerek artış yapılacaktır.” koşulu geçerlidir. Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalı kiracının kira bedelini her yenilenen kira yılında artış oranına uygun şekilde artırarak ödemesi gerekir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı T....nun kira bedelinin belirlenmesi başlıklı 344. maddesinde; "tarafların yenilen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır." hükmünü içerir. Mahkemece anılan bu hükümde dikkate alınarak 15.05.2013 tarihine kadar sözleşmedeki artış oranı olan TÜFE'ye göre, 15.05.2013 tarihinden sonra ise ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşmedeki artış hükmü doğrultusunda takip konusu 2015 yılı Aralık ayı için istenebilir kira bedelinin belirlenmesi talepte nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken farklı artış oranı üzerinden hesaplanan kira bedeli ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek 6100 sayılı HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.