MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddinekarar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan tahliye istekli takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalı ile vekil edeni arasında 01.07.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin olduğunu, sözleşmenin özel şartlar bölümünün 6. maddesi gereğince kira bedelinin TEFE-TÜFE ortalamasına göre arttırılacağının kararlaştırıldığını, 15.01.2013-15.01.2016 tarihleri arasındaki ödenmeyen kira artış farkları ve kira bedellerine ilişkin takip başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek borçlunun itirazının kaldırılmasını, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesine konu borcun 70.000,00 TL olarak ödenmekle alacaklı davacıya herhangi bir borçlarının olmadığını, kira artış şartının taraflar arasında teamül haline gelmiş alacak borç ilişkisi sebebi ile zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kira artış oranına ilişkin anlaşmanın olmadığı, 15.01.2013-15.01.2016 tarihleri arasındaki aylık 2.000,00 TL'den hesap edilen kira borcunun toplamının 70.000,00 TL olduğu ve bu miktarın da takip tarihinden önce ödendiği, takibin aslında taraflar arasında anlaşma bulunmayan kira farkı alacağının tahsiline yönelik olduğu, kira farkı alacağının takibe konu edilebilmesi için tespite ilişkin mahkeme kararının kesinleşmiş olmasının gerektiği, bu tür takiplere itiraz edilmesi halinde itirazın ancak itirazın iptali davası ile kaldırılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlu vekili, takipte hangi aylara ilişkin ne kadar kira bedelinin istendiğinin açık olmadığı, takipten önce 70.000,00 TL ödenmekle vekil edeninin borcunun bulunmadığı gerekçeleri ile takibe itiraz etmiştir. Alacaklı başlattığı icra takibi ile 93.402,10 TL alacak ve faiz talebinden sonra 70.000,00 TL ödemeyi kabul edip bu miktarı mahsup ederek 36.153,55 TL üzerinden takip başlatmıştır. Taraflar arasında düzenlenen ve takibe dayanak yapılan
01.07.2009 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu yazılı sözleşmenin özel hükümlerinin 6. maddesinde kararlaştırılan "Kiracı kontrat bitiminde kira bedelini TEFE-TÜFE ortalamasına göre arttırmayı şimdiden kabul ve taahhüt eder.” koşulu geçerli olup, tarafları bağlar. Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalı kiracının kira parasını her yenilenen kira yılında sözleşmedeki artış oranına uygun şekilde artırarak ödemesi gerekir. Bu durumda İcra hakimince sözleşmede belirlenen artış oranına göre her yıl için talep edilebilecek kira bedeli ve farklarının belirlenmesi, bu hususta gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ve eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde geri verilmesine 19.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy