MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili icra mahkemesine başvurusunda, dava konusu taşınmazın 04.08.2010 tarihli kira sözleşmesi ile davalının babasına kiralandığını, bu kira sözleşmesinin 17.07.2012 tarihinde yenilendiğini, ancak muris kiracının kira bedellerini ödemediğini, kira bedellerinin ödenmesini sağlamak için muris kiracının tek mirasçısı olan davalı hakkında takip başlattıklarını, takibe davalının velisi tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye talep etmiştir.
Davalı vekili, dosyaya delil olarak sunduğu kasa defterlerinden anlaşıldığı üzere davalının murisinin kira bedellerini davacının da ıslak imzası ile 22.900,00 TL olarak fazlası ile ödediğini, kira sözleşmesi nedeniyle kiracının hiçbir borcunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip tarihi itibariyle davalının davacıya kira sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı vekilince takibe dayanak yapılan 17.07.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin ön yüzünde “Ruhsat karşılığı ...'a 60 bin TL ödenmiştir.” cümlesi yer almaktadır. Davacı asıl duruşmada, SSK ve Belediyeye toplam 60.000,00 TL borcu olduğunu, bu borçların kira bedeli karşılığı kiracı muris Ersin'in ödemesi konusunda anlaştıklarını ve buna göre davalı vekilinin sunduğu kasa defterlerinde bulunan imzası kendisine ait olan bedelleri elden aldığını ve borçlarını ödediğini, defterdeki imzaların kendisine ait olduğunu ancak yazıların kendisine ait olmadığını, bu bedelleri kira karşılığı aldığını ancak takip konusu edilen kiraların tümünü alamadığı şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekili de bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde kasa defterlerindeki miktarların kira bedeli olmadığı, kira sözleşmesinde yazılı olan 60.000,00 TL'ye istinaden ödenen bedel olduğu, bu durumun vekil edeni tarafından da duruşmada dile getirildiği ifade edilmiştir. Dosya kapsamına göre, kira sözleşmesinde yazan ifade ile davacı asıl ve vekilinin beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde takip konusu borcun ödenip ödenmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın reddi gerekir ise de ret kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden ve ayrıca bu durumda davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden 1 nolu hüküm fıkrasında yer alan “Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkarılıp gerekçenin ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy