MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 04.06.2015 tarihinde başlattıkları icra takibi 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs ayları ile sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince muaccel hale gelmiş kira bedellerinin tahsili ile tahliye talep etmiştir. Ödeme emrinin 11.06.2015 tarihinde davalılara tebliği üzerine davalılar vekili 19.06.2015 tarihinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Bunun üzerine davacı vekili icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ile takibin devamını ve davalıların kiralanan taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
1- Somut olayda borçlulara gönderilen örnek 13 ödeme emrinde itiraz süresi olan yedi gün ve yasal ödeme süresi olan otuz günün gösterilmediği görülmüştür. İ.İ.K.nun 269/1. maddesinin göndermesi ile Türk Borçlar Kanununun 315. maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan otuz günün ödeme emrinde gösterilmesi gerekir. Ödeme emrinde, sürelerin boş bırakılan A ve B harfi ile gösterilmesi geçerli değildir. Bu durumda borçlular adına gönderilen ödeme günü bulunmayan ödeme emrine dayanılarak tahliye istenemez. Tahliye talebinin bu nedenler ile reddi gerekirken yazılı gerekçe kabulü yerinde görülmemiştir.
2- Kabulü göre de, davaya dayanak olan icra takip dosyası içeriğinden; icra ödeme emrinin davalı borçlulara 11.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın 19.06.2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu 62. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz yapılması gerekirken yasal süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz. İcra takibi kesinleştiğinden itirazın kaldırılması davasının açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Buna göre davacının itirazın kaldılması talebinin kabul edilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy