MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlular aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçluların borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesine göre başlangıçta aylık net 7.000,00 TL, 01/04/2015 tarihinden itibaren 7.700,00 TL aylık kira bedeli ödeme konusunda anlaştıkları banka hesap ekstrelerine göre davalının 01/04/2014-30/10/2015 tarihleri arasında toplam 75.450,00 TL ödeme yapmasına karşın belirlenen kira bedeline göre Ekim 2014 ve Nisan 2015 ayları hariç 51.500,00 TL eksik ödeme yaptığı, bu miktarın ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, takip dosyasında sözleşmeye yönelik olarak bir itiraz da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davalının ispatlanamayan ödeme savunmasına dayalı itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı, 20.04.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 09.09.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Nisan ayından 2015 yılı Ağustos ayına kadarki bakiye kira alacağı 51.500,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlu kiracıya 30.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi
verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK.'nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 08.10.2015 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.